|
Asyalı devlerin krize yaklaşımı, dünya ekonomilerini de rahatlatıyor Ekonomik kriz, finans krizi, reel sektöre sıçrayan kriz... Neredeyse krizle yatıp, kriz ile kalkar olduk. Krizden çıkış yolları, krizde maliyetleri indirme çalışmaları şirketlerin asil faaliyetlerine harcadıklarından daha çok zaman ve enerjilerini alıyor bugünlerde. Krizin çıkış noktası ABD olmakla birlikte, gerek finansal, gerekse reel sektöre yansımaları tüm dünyayı etki altına almış durumda. Etki alanı bu çapta geniş olsa da; gündem ABD ve AB merkezli kriz senaryoları, o senaryolara karşı geliştirilen kriz tedbirlerinden oluşmakta.
Krizin Asya piyasalarına ve ülkelerine etkileri, bu ülkelerin kriz reaksiyonları ise, görece daha az konuşulur, üzerinde daha az tartışılır durumda. Finans piyasaları krizinin boyutları yavaş yavaş ortaya çıkmaya, reel sektöre etkileri derinleşmeye başladıkça; hemen tüm şirketleri bir yolun sonu psikolojisi, maliyet azaltma paniği kaplamış durumda. Bu psikoloji yaygınlaştıkça da, olanın ötesinde bir kriz faturası yaratmaktayız tüm dünya el birliği ile.Genelin dışında tepki veren piyasa ve ülkeler ise Asya coğrafyasında gözüküyor şimdilik. Diğerleri geri adım üstüne geri adım atarken yatırım hamlelerinde, personel çıkarmayı maliyet indiriminin ana unsuru olarak görmekte iken; özellikle Japon şirketleri başta olmak üzere hiç de böyle çekingen davranmıyor. Krize uyum sağlamaktansa, agresif tavır almak.... Dünyayı sarıp sarmalayan ekonomik krizde Asya piyasalarının farklı tepki vermesi, farklı yöntemler geliştirmesi 1990'lı yıllarda yaşadıkları krizin onlara getirdiği deneyim ve birikim olarak vurgulanmakta. Salt krizi değil, sonrasını da ön görmeye, politikalarını ona göre oluşturmaya çalışıyor Japon şirketleri öncelikle. Yatırımlarından vazgeçmek bir yana, tüm hızı ile Ar-Ge çalışmalarına devam etmekte, 2010 ve sonrasına yönelik yatırım ve büyüme politikaları belirlemekteler. Küçülmek, personel azaltmak, kriz baskısı altında büzülüp daralmak yönünde kullanmıyorlar tercihlerini. Asya ekonomisinin devi durumundaki Çin ise; büyüklüğüne uygun bir ekonomik paket açıklayarak tepki verdi krize zaman kaybetmeden. Üstelik Asya devlerinin krize geliştirdikleri bu farklı yaklaşım, yalnız kendi ekonomilerini değil, dünya piyasalarını da rahatlatmakta. Gözüken o ki, yasamakta olduğumuz ekonomik sarsıntılar bugünden yarına bitecek gibi değil. Bu da; krize karşı geliştirilen politikaların da uzun soluklu ve geniş kapsamlı olması gereğini getirmekte. Krizden korunmaya çalışırken agresif biçimde personel azaltımına gitmek, hizmet veya ürün kalitesinden, gelişim ve atılımdan fedakarlık etmek; uzun vadede pazardaki yerinizi kaybetmek, krizi atlatsanız bile kriz sonrası krize girmek benzeri yan etkilere sahip. Bunun için de, krizden korunmaya çalışırken biraz daha sakin kalmakta, panik düğmesine basmadan önce geniş ölçekli ve kapsamlı planlar üzerinde çalışmakta yarar varmış gibi gözüküyor bu aşamada.
|