|
"Glass Ceiling", cam tavan deyimi, organizasyon hiyerarşisinde kalifiye kişilerin hak ettikleri halde bir şekilde ayrımcılığa maruz kalıp, cinsiyet, ırk, engelli durumlarından dolayı üst düzey yönetime ulaşamamalarını ifade eder.
"Tavan" sözcüğü, yukarıya çıkmanın engellenmesinden; cam ise, aslında hemen görünmeyen, yazılı veya resmi bir politikanın parçası olmamasına rağmen, varlığını hissettirmesinden dolayı tercih edilmiştir.
Cam tavan, deneyim ve eğitim geçmişi gibi yükselmeye engel olan bariyerlerden farklılaştırılmıştır. ABD'de cinsel ayrımcılığı önlemek için Medeni Haklar Kanunu ile 1964'te yasalaştırılmıştır. Ancak, kurumsal dünyada 1980'lerin başlarında kadınlar için cam tavanın varlığından söz edilmeye başlanmıştır. 1979'da Hewlett-Packard'da çalışan iki kadın yönetici, kağıt üzerinde yöneticilerin kariyer yolunun çizilmiş olmasına rağmen, kadınlara gelince bu yolun bir şekilde tıkandığının altını çizmiştir. "Cam Tavan Bariyerleri" benzer iş için farklı maaş veya cinsiyet, etnik grup, ırk ve dini ayrımcılık veya taciz şeklinde kendini gösterebilir. Cinsiyet Ayrımcılığı ve Cam Tavan Etkileri En önemli işaretlerden biri kadın-erkek maaşları arasında eşitsizliktir. Şu an ABD'de her erkeğin aldığı 1 $'a karşılık, her kadın 77 cent alıyor. Bu, 1960'larda kadının kazandığı 55 cent'e göre bir gelişme görüldüğünü gösteriyor, ancak henüz alınacak çok yol var. Kadınların ilk işgücüne girmeye başladığı yıllarda bu eşitsizlik, kadınların daha az deneyim, eğitim ve yeteneğe sahip olmasına bağlanıyordu. Günümüzde, bu etkenler eşitlendikten sonra bile okul hayatından iş hayatına uzanan dönemde kadınların yönetim alanındaki eşitsizlikleri sürüyor. 2000'lere gelindiğinde, Amerika'daki işgücünün %46.5'i, üst düzey yöneticilerin ise sadece %8'i kadınlardan oluşuyor. Fortune 500'deki şirketlerde kadın yöneticilerin maaşları, erkek yöneticilerin maaşlarının ortalama %72'si oranında. Booz Allen Hamilton, en üst yönetimdeki kişilere bakıldığında 1998'de 0.7% kadın iken, arada bazı iniş-çıkışlar olmasına rağmen, 2004'te yine 0.7% olarak görülüyor. Bu oran son derece düşük ve bir türlü yükselmiyor. Avrupa'da Cam Tavan Avrupa Birliği'nde ulusal parlamentolardaki kadın parlamenterler, parlamentonun %24'ünü oluşturuyor. On sene önce bu oran %16'lardaydı.
Özel sektörde halen 10 yönetim kurulu üyesinden 9'u ve 3 patrondan 2'si erkek. "Karar Almada Kadın ve Erkek 2007" adlı raporda, durum analizi ve trend tespiti gerçekleştirmek amaçlanmış. Parlamentonun %24'ünü oluşturan kadın parlamenterler, kritik kütle olan %30'un altındalar. Dolayısıyla, kendi karar mekanizmalarını kabul ettirmeleri için yeterli çoğunlukları yok. AB Parlamentosu'nda ise, bu kritik kütlenin biraz üzerindeler (%31). Kadınlar, ekonomik karar alma alanında ise, son derece gerideler. 27 AB ülkesinin merkez bankalarının tümü, erkek başkanlar tarafından yönetiliyor. Avrupa genelinde, çalışanların %44'ü kadın, ancak sadece bu oranın %32'si üst seviyelerde görev alıyor. Büyük işletmelerde ise, üst yönetimin %90'ı erkek egemen. Avrupa işgücündeki cinsiyet tablosuna bakıldığında, genel çalışan kadınların oranı yükselirken, politika, ekonomi ve iş dünyasında üst düzey yönetimde erkekler ezici çoğunluğu oluşturuyor. Dünyada Cam Tavan Batı dünyasında kadın-erkek eşitsizlikleri; politika, ekonomi ve iş dünyasında çeşitli yasalarla çözülmeye çalışılırken, dünyanın geri kalanında ilerleme görülmüyor. Dünyanın ikinci büyük ekonomisi olan Japonya, kadın-erkek eşitsizlikleri alanında uç bir örnek. Uzun çalışma saatleri ve inatçı cinsiyet stereotipler yüzünden kadınların iş ve aile hayatını dengeleyememesi sebep gösteriliyor. Japonya Dünya Ekonomik Forumu'nun 2007 Global Cinsiyet Ayrımı Raporu'nda, 128 ülkenin içinde 91. sırada, 8 büyük endüstriyel gücün en sonuncusu. Üstelik geçen seneye göre 11 sıra gerileme göstermiş. İsveç sıralamada birinci olurken, diğer Kuzey ülkeleri İsveç'i takip ediyor. Pakistan, Çat ve Yemen en alt sıralarda bulunuyor. Filipinler 6. sırada, Asya ülkelerinin en iyisi. Bu sıralamada Türkiye 121.sırada yer alıyor, 16 sıra gerileme göstermiş. Global Cinsiyet Aralığı 2006 - 2007 Karşılaştırması
Country 2007 Sıralaması 2007 Skorları 2006 Skorları Skorda değişim (128 ülke içinden) İsveç 1 81.50% 81.30% 0.0014 Norveç 2 80.60% 79.90% 0.0065 Finlandiya 3 80.40% 79.60% 0.0086 Izlanda 4 78.40% 78.10% 0.0023 Yeni Zelanda 5 76.50% 75.10% 0.014 Filipinler 6 76.30% 75.20% 0.0113 Almanya 7 76.20% 75.20% 0.0094 Danimarka 8 75.20% 74.60% 0.0057 Irlanda 9 74.60% 73.30% 0.0122 Ispanya 10 74.40% 73.20% 0.0125 İngiltere 11 74.40% 73.60% 0.0076 Hollanda 12 73.80% 72.50% 0.0133 Letonya 13 73.30% 70.90% 0.0242 Litvanya 14 72.30% 70.80% 0.0157 Sri Lanka 15 72.30% 72.00% 0.0031 Hırvatistan 16 72.10% 71.40% 0.0066 Avustralya 17 72.00% 71.60% 0.004 Kanada 18 72.00% 71.60% 0.0034 Belçika 19 72.00% 70.80% 0.012 Güney Afrika 20 71.9% 71.3% 0.0069 Moldova 21 71.7% 71.3% 0.0044 Küba* 22 71.7% n/a n/a Belarus* 23 71.1% n/a n/a Kolombiya 24 70.9% 70.5% 0.0041 Bulgaristan 25 70.8% 68.7% 0.0215 Türkiye'de Cam Tavan
Dünya Ekonomik Forumu'ndan da net görüldüğü gibi, kadın-erkek aralığı konusunda Türkiye erkek egemen yapısını koruyor. Ataerkil bir sosyo-kültürel yapıya sahip olan Türkiye, iş dünyasında da aynı yapıyı taşıyor. Politika, ekonomi ve iş dünyasının karar mekanizmalarında ağırlıklı olarak erkek yöneticilerle yer alıyor. 500 Büyük Türk Endüstriyel Organizasyonları'ndan metal, elektronik, ilaç, tekstil, demir, çelik, kimyasal, kağıt, paketleme, otomotiv ve gıda sektörlerindeki örnekler içerisinde, 242 şirket İstanbul merkezli. Tüm yönetim dışındaki personelin %17, müdürlerin ise %14 kadarı kadınlardan oluşuyor. Üretim endüstrisinde, üst yönetimin sadece %2'si kadın. Endüstriler arası en çok kadın çalıştıran sektör tekstil, aynı zamanda Türkiye'de en az maaş ödeyen sektör. |