datassist.com.tr
Ana Sayfa arrow Haberler arrow Kariyer üzerindeki şeffaf engeller: Cam Tavanlar
Mükemmel Bilgi, Mükemmel Çözüm

Kariyer üzerindeki şeffaf engeller: Cam Tavanlar E-posta

Kariyer üzerindeki şeffaf engeller: Cam Tavanlarİnsanoğlu, tüm yaşamı boyunca daha iyisini, daha güzelini elde edebilmek için çalışır, çabalar. Yeteneklerini, zamanını, enerjisini, özetle elinde ne varsa, bu uğurda ortaya koyar.

İyi bir eğitim, kendini yetiştirmek için katıldığı çalışmalar, hepsi daha başarılı bir iş yaşamına sahip olabilmek, iş dünyasında yükselebilmek için harcanan çabaların parçalarıdır. 

Beklenti, herhangi bir işin gereğini eksiksiz olarak yaptığında, kendisine verilen sorumlulukları yerine getirdiğinde daha fazlasını hakedebileceği, yöneticilerinin/patronlarının ona güven duyacağıdır. Dahası; hemen herkes, başarılı işlerin altına imza attığında, çalışma arkadaşlarından, ortaklarından ve içinde yaşadığı toplumdan hakkettiği saygıyı görmeyi bekler.

Ne var ki; başarı ya da başarısızlığın değerlendirilmesi, iş ve toplum yaşamındaki statülerimizin belirlenmesi konusunda her zaman objektif kriterlere bağlı kalınmayabiliyor. Hatta, genellikle objektif temellere dayanmayan değerlendirmelerle karşılaşıldığından söz edebilmek mümkün.

İnsanların başarıları, ortaya koydukları veya koyabilecekleri çalışmalar; fiziksel engellerine, ten renklerine, cinsiyetlerine dayalı olarak ayrıma tabi tutulabiliyor.

Bu ayrıma yoğun biçimde tabi tutulan kesimlerin başında kadınlar geliyor. Gerek toplumların kültürel yapıları, gerekse fiziksel olarak erkeklerden daha zayıf olduklarına yönelik yanlış temellere dayanan yargılar; kadınları daha yolun başında bir takım zorluklarla baş başa bırakıyor, tüm iş ve kariyer yolculukları boyunca da onları bırakmıyor.

Kadınların iş yaşantılarını zorlaştıran, onları belirli bir seviyede kalmaya zorlayan bu davranış ve değerlendirme biçimleri "cam tavan" olarak tanımlanmakta.

Görünürde hiçbir engel yokmuş, herşey olması gerektiği gibi oluyormuş gibi gözükse de, performansınızın değerlendirilmesi, bir erkekle rekabet etmenizin gerekmesi durumunda; gözle görülmeyen ama kırılması güç bir engele takılıveriyorsunuz.

Hakaret mi, iltifat mı?

İstisnai durumları bir kenara koyarsak; toplumu yakından ilgilendiren, gelişmeye ve kalkınmaya yönelik yönetim süreçlerinde kadınlara rol verilmemekte. Çalışma yaşamında bile kendilerine yer bulmakta zorlanan kadınlar; olay, ekonominin yönetimi, politika benzeri, ülkenin stratejileri olduğunda, yok sayılmakta, görmezden gelinmekte. Yapılan araştırmalarda, batı toplumlarında durumun daha katlanılır olduğu gibi bir sonuç ortaya çıksa da, aynı statüye sahip kadın ve erkeklerin aldıkları ücretlerin eşitlenmesi mümkün olamıyor.

Kariyer üzerindeki şeffaf engeller: Cam TavanlarCam tavan kavramına da çok uyan bir biçimde, engel yokmuş, hattta kadınlara pozitif ayırım yapılıyormuş gibi bir görünüm var; ancak, uygulama hiç de böyle değil.

Kadınların parlamentolardaki varlıkları, üst seviyedeki şirket yönetimlerindeki ağırlıkları dikkate alındığında olayın hiç de öyle eşit şartlarda, rekabet kurallarına bağlı kalınarak yürütülmediği görülüyor. Bu ayırımın nedenleri toplumdan topluma, ülkeden ülkeye değişiklik göstermekte elbet.

Türkiye gibi ata erkil toplumlarda; kadınların işle aile yaşamını bir arada götüremeyeceği, öncelikli sorumluluk alanının evin sınırlarında ve aile yaşamının yürütülmesinde olduğu yönündeki yargılar, camdan tavanların hücrelerini örerken, cam tavanlar batıda daha da görünmez bir hale dönüşüyor ve aslında yokmuşlar yanılgısına düşürüyorlar sizi.

Pek çok alanda olduğu üzere bu konuda ABD ve AB, dünya ortalamasına kıyasla iyi durumdalar. Ancak; sanayileşmiş ülkeler arasında yer almayı başarmış Japon toplumunda araştırmalar hiç de iyi göstergeler oluşturmuyor.

Japonya, ağır çalışma koşulları açısından, kadınların sahip olduğu fırsatlar açısından son sıralarda yer alıyor.

Türkiye'ye gelince… Ülkemizde bir kadının başarısı, kararlılığı, azmi ya da bize göre iyi bir özelliği bulunduğunda; sözüm ona durumu takdir etmek adına "erkek gibi kadın" deyiveriyoruz. Bir kadının toplumda, iş yaşamında, erkek dünyasında kabul görebilmesi, yaptıklarının takdir edilebilmesi için "erkek gibi" olması gerekiyor yani. Kadın gibi kadınlara yer yok ne iş yaşamımızda, ne politik gündemimizde, ne de mahallelerimizde. Sonra da "kadınlar bizim baş tacımız" deyip, olayı tatlıya bağladığımızı, onlara nasıl da değer verdiğimizi gösterdiğimizi sanıyoruz traji komik bir biçimde.

Oysa sağlıklı bir toplum yapısı, kadının toplumsal yaşamda var olabilmesi için bir erkeğin "baş tacı" olmaya, "erkek gibi" olmaya gereksinimi olmaması gerekmiyor mu? Yoksa herşeyi, herkesi olduğu gibi bütün kadınları da toplumsal kurallarımızın çizdiği kalıplara sokana, onları kendilerine çizilen statünün dışına çıkamayacaklarına ikna edene dek devam mı edeceğiz, onları "baş tacı" etmeye ya da "erkekleştirmeye çalıştırmaya"?

 
 
Bülten
Diğer bültenlerimiz
Bülten aboneliği
Cv Başvuru

Hesaplamalar
Linkler

soruyorum

Karikatür
Exelect İK TV
Exelect IK Başlıyor
Datassist, Türkiye İş Kurumu tarafından verilen "Özel İstihdam Bürosu İzin Belgesi"ne sahiptir. Belge Tarihi: 08/02/2005 Belge No: 31
"İş arayanlardan, hiçbir ad altında menfaat temin edilemez ve ücret alınamaz"
Büyükdere Cad. Beyazıt Han No:86 K:3 Gayrettepe-İstanbul-Türkiye Tel: +90-212-275 02 00 Fax: +90-212-275 02 01
datassist@datassist.com.tr